Havuz-Aslantaş

Havuz Aslantas Projesi · CC0

Havuz Aslantas Projesi · CC0

Havuz-Aslantaş (Havuz Köy), Sivas'ın Kangal ilçesi Havuz köyü sınırları içerisinde bulunan Geç-Hitit dönemi yerleşkesi.

Demir Çağı’nda yoğun bir yerleşimin görüldüğü Karaseki düzünde, platonun içine doğru uzanan, erozyon neticesinde oluşmuş bir girintinin kenarındadır. 1928'de "Havuz Aslanı" adıyla anılan, bazalttan yapılmış büyük bir aslan heykelinin bulunması ile bilinir.

Konum

Sivas’tan Malatya'ya giden yol üzerinde, Yağdonduran Geçidi’nin hemen ardındaki Kangal Havzası'nda, Havuz Köyü'ne 3,5 km. uzaklıktadır. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 1650- 1700 m arasında olan Karaseki platosunun içine doğru uzanan, erozyon sonucu oluşmuş bir girintinin kenarındadır. Yaklaşık 1.3 hektarlık üçgen biçiminde bir alanı kaplamaktadır.

Araştırma tarihi

Karaseki, ilk defa 1928’de Malatya’ya yaptığı yolculuk esnasında Alman arkeolog Hans Henning von der Osten’in dikkatini çekmiştir. Von der Osten'in Karaseki'de yaptığı en önemli keşif, yaklaşık 1.60 m yüksekliğindeki kapı aslanıdır. Aslan, Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir. Ekrem Akurgal'a göre kapı aslanı Geç Hitit sanatının geç dönemine (MÖ 8. yüzyılın ikinci yarısı) tarihlenir. Havuz-Aslantaş, uzun bir süre sadece bu kapı aslanı ile tanındı. Aslan heykelinin yerel bellekte yer etmesi ile bölge sakinleri antik yerleşim için "Aslantaş" adını kullandı.

Von der Osten’den sonra yaklaşık 40 sene Karaseki'yi ya da Havuz-Aslantaş'ı odağına alan herhangi bir araştırma gerçekleştirilmedi. 1962'de Rainer Michael Boehmer ile Orthmann Havuz-Aslantaş’ı ziyaret etti ve burada yerleşimin bir krokisini oluşturdu. 1963'te ise bu yerleşimi İtalyan arkeolog Pietro Meriggi, E. Pocarella ile birlikte ziyaret etti ve hakkında görece kapsamlı bilgiler içeren bilimsel yayınların ilkini gerçekleştirdi. Bu çalışmalar, yerleşimin Demir Çağı içinde tarihlendirilmesi gerektiğini ortaya çıkardı. 1990'lı yıllarda arkeolog Ayşe Tuba Ökse burayı ziyaret edip burada önce Demir Çağı malzemesinin varlığını göstermiş; sonraki yayınlarda burada Erken Tunç Çağı, Helenistik-Roma, Orta Çağ ve Tunç Çağı malzemelerinin olduğu bilgisini vermiştir.

Tüm bu araştırmalardan sağlanan veri, araştırmacılara Karaseki'de stratejik rol oynamış bölgesel bir merkezin bulunması gerektiğini düşündürmüştür.

Geç-Hitit dönemi yerleşkesi olduğu düşünülen alanda 2022'de Bursa Uludağ Üniversitesi'nden Belgin Aksoy sorumluluğunda, Almanya'da bulunan Münster Üniversitesi işbirliğinde çalışma başlatılmıştır. Bu çalışma ile, kapı aslanının da gösterdiği Demir Çağı’ndan farklı dönemlerdeki yaşama dair izlerin belirlenmesi amaçlanmıştır.

Demir Çağı’nda yoğun bir yerleşimin görüldüğü surlarla çevrili yerleşimde; yukarı ve aşağı kısımdan oluşan birer kale ve yamaçta kurulmuş bir aşağı kentin bulunduğu ortaya konmuştur. Araştırmalar, yerleşimin iyi tasarlanmış bir tahkimat sisteminin ana hatları ortaya çıkmıştır.

Havuz Aslanı

Havuz Aslanı, yerel bazalttan imal edildiği düşünülen, yaklaşık 1.60 metre boyutunda bir aslan heykelidir. Ayakta duran bir aslanın ön tarafını ve sağ yanını rölyef olarak gösterir. MÖ 8. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilir. 1928’de Hans Henning von der Osten tarafından bulunmuştur. Genel vücut oranları ve kübik baş, geleneksel Hitit aslanlarında görülen erken stil özelliklerini sergiler. Ancak yüz detayları geç stil evresi aslanlarında görülen Assur etkilerini taşır. Ekrem Akurgal, gözlerin altında ve burundaki palmet şekilli kıvrımlar ile sol omuzdaki kas stilizasyonu nedeniyle bu kapı aslanını "MÖ 8. yüzyıla tarihlenen Assurlaşmış bir Geç Hitit aslanı" olarak nitelendirmiştir. Ankara Anadolu Medeniyeleri Müzesi'nde sergilenir.

Yapılar

Yaklaşık 1,3 hektarlık üçgen şeklinde bir alanı kaplayan Havuz Aslantaş, surlarla çevrelenmiştir. Batı tarafında duvarların genişliği 2,5metreyi bulur. Ayrıca birbirinden aşağı yukarı 6,50 ile 13 m arasında değişen düzensiz mesafelerde, çıkıntı yapmış dörtgen planlı on adet kulenin varlığı tespit edilmiştir. Kuzey ve doğu surları yaklaşık 80 metreye inen dik yamaçlar üzerinde olan kaleye giriş, batıdaki duvarın kuzeybatıdaki ucunda yer almaktaydı. Yukarı kale surları içinde kalan alanda çoğu yerde surlara bitişik inşa edilmiş mimari kalıntılar mevcuttur.

Havuz-Aslantaş’ın tahkim edilmiş diğer alanı olan aşağı kalenin alanı, yaklaşık 3 hektardır. Aşağı kalenin içinde de çeşitli yapılar mevcuttur. Bu yapılar 25 civarında dikdörtgen mekândan oluşur. Boyutları 300 ile 800 m² arasında değişen teraslar halindeki mekanlar, duvarlarla ayrılır.

Yukarı ve aşağı kale kalıntılarının altındaki yamaçta yaklaşık üç hektar genişliğindeki alanda aşağı kent kuruludur. Burada bazı mimari kalıntılar ve aşağı kaledeki gibi duvarlarla çevrilmiş terasa benzer dörtgen alanları vardır.

Temel bilgiler

Türü
archaeological site

Bilgiler Wikidata'dan alınmıştır.

Yükleniyor...
Koordinatlar: 39.175800, 37.113689Google Maps'te aç

Etiketler

Yakındaki yerler

Kaynaklar

Bu sayfadaki metin şu makaleden alınmıştır: Havuz-Aslantaş (tr.wikipedia.org), 14 February 2026 itibarıyla

Metin CC BY-SA 4.0 lisansı altında sunulmaktadır.