Galata Mevlevihanesi
Galata Mevlevihanesi veya diğer adıyla Kulekapı Mevlevihanesi, Türkiye'nin İstanbul ilinin Beyoğlu ilçesinde bulunan eski bir mevlevihane. Günümüzde Galata Mevlevihanesi Müzesi adıyla müze olarak faaliyet göstermektedir.
1491 yılında İskender Paşa tarafından yaptırılan ve şehirdeki ilk mevlevihane olma niteliği taşıyan Galata Mevlevihanesi'nin ilk şeyhi Semâî Mehmed Dede idi. 1500'lerin ikinci yarısıyla 1600'lerin başı arasındaki süreçte Halvetilik tarikatına bağlı bir zaviye ve derslik olarak kullanıldı. Farklı zamanlarda çeşitli onarım ve ekleme çalışmalarının sonucunda bir külliye hâline geldi. 25 Ekim 1925'te çıkarılan tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması ve bazı unvanların yasaklanması ve kaldırılmasına dair kanun çerçevesinde faaliyetlerine son verildi. Bu dönemden sonra mevlevihanenin ana yapısı ilkokul ve lojman, diğer bölümleri ise farklı amaçlarla kullanıldı. Çeşitli girişimler sonucunda müzeye dönüştürüldü ve 27 Aralık 1975 günü Divan Edebiyatı Müzesi adıyla ziyarete açıldı. Bu tarihten sonra dönem dönem restorasyon çalışmaları yapıldı. 2007'de başlayan son restorasyonun ardından, 21 Kasım 2011'de Galata Mevlevihanesi Müzesi adıyla hizmet vermeye başladı.
Günümüzde mevlevihane bünyesinde semahane ve derviş odalarını kapsayan ana yapı, Halet Efendi Kütüphanesi, Sebili ve Türbesi, Şeyh Galib Türbesi, Hasan Ağa Çeşmesi, sarnıç, hâmûşân, Adile Sultan Şadırvanı ve çamaşırhane bulunmaktadır.
Tarihi
Mevlevihane yapılmadan önce ağaçlarla kaplı olan ve Bizans İmparatorluğu döneminden kalan Aziz Theodore Manastırı'nın da içinde bulunduğu arazinin, Osmanlı Padişahı II. Bayezid döneminde bostancıbaşı ve beylerbeyi olarak görev yapan İskender Paşa'ya tahsis edilmesinin ardından burada bir av çiftliği kuruldu. Afyonkarahisar Mevlevihanesi Şeyhi Semaî Mehmed Dede'nin burada bir dergâh yapmak istemesi sonucunda 1491 yılında, İskender Paşa tarafından mevlevihanenin yapımına başlandı. Rumeli Eyaleti sınırlarında bulunan Edirne'ye bağlı Vize kazasının Karabürçek köyünün gelirleri de İskender Paşa tarafından mevlevihaneye vakfedildi. Şehirdeki ilk mevlevihane olma niteliği taşıyan bu ilk yapıdan yalnızca Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme'sinde bahsedilmekte olup; esere göre İskender Paşa, yüz derviş odası ile çevreye hâkim ve manzaralı bir avlu yaptırmıştı.
Kuruluşunun ardından mevlevihanenin şeyhliğine geçen Semâî Mehmed Dede bu görevi bir yıl kadar sürdürmesinin ardından 1492 yılında Afyonkarahisar'a dönerken; yerini vekaleten, İskender Paşa'nın vakıflarının kâtibi olan Ali Safaî Dede'ye bıraktı. Ali Safaî Dede'nin 1548'deki ölümüne kadar bu görevi sürdürmesinin ardından şeyhliğe Mahmud Dede geldi. Mahmud Dede döneminde mevlevihane ihmale uğradı ve Halvetilik tarikatının eline geçerek zaviye ve derslik olarak kullanıldı. 1608'de Konya'dan gelen Abdî Dede'nin Mahmud Dede'nin yerine geçmesiyle yapı yeniden mevlevihane olarak hizmet etmeye başladı. 1510'da, Kasımpaşa'da bulunan kendi arazisi üzerine bir mevlevihane yapmak üzere buradan ayrılan Abdî Dede'nin yerine, Konya'dan İstanbul'a Postnişin olarak tayin edilen İsmail Rusûhî Dede geçti. Bu görev değişiminin ardından Abdî Dede, şehrin üçüncü mevlevihanesi olan Kasımpaşa Mevlevihanesi'ni kurmuştu. Ankaralı olması nedeniyle İsmail Ankaravî olarak da anılan şeyhe, Mesnevî'nin en eski Türkçe açıklamasını oluşturmasından dolayı "Hazret-i Şarih" unvanı verilmişti. 1631 yılındaki ölümüne kadar görevini sürdüren İsmail Rusûhî Dede'nin türbesi mevlevihanenin avlusunda bulunmaktadır. Yerine gelen Âdem Dede dönemindeki 1649 yılında matbah emini (mutfaktan sorumlu kişi) Hasan Ağa tarafından biri avluya, diğeri ise mevlevihanenin aşağı tarafındaki Lüleci Hendek caddesinin köşesine olmak üzere iki çeşme yaptırıldı. 1650 yılında tersane ve matbah emini İsmail Efendi tarafından mevlevihanede birtakım imar faaliyetleri de yapıldı. 1652 yılında Âdem Dede'nin hacca gitmek için şehirden ayrılmasının ardından Mısır'da vefat etmesi üzerine yerine Arzî Mehmed Dede geldi. 1664 yılında ölen Arzî Mehmed Dede de mevlevihanenin avlusundaki kabristana gömüldü. Yerine atanan Derviş Çelebi'nin görevini yerine getirememesi üzerine görevi Naci Ahmed Dede devraldı. 1668'de Konya'dan gelen emir doğrultusunda şeyhliğinin kaldırılmasının akabinde Derviş Çelebi ikinci kez görevi devraldı. Yaklaşık bir yıl kadar görevini devam ettiren Derviş Çelebi, mevlevihane tarihinde iki farklı dönemde etkinlik gösteren ilk şeyh oldu.
1668 yılında şeyhlik görevine Gavsî Ahmed Dede geldi. 29 yıl kadar görevi yürüten Gavsî Ahmed Dede, 1697'deki vefatından sonra semahanenin girişine defnedildi. Yerine, damadı ve 18 yıldır mevlevihaenin neyzenbaşı olan Osman Dede geçti. 1730 yılı başlarındaki ölümüne kadar şeyhlik yapan Osman Dede'nin yerine oğlu Sırrî Abdülbâkî Dede geçerken; Osman Dede'nin cenazesi, kayınpederi Gavsî Ahmed Dede'nin yanına gömüldü. Sırrî Abdülbâkî Dede, 1751'deki ölümü sonrasında babasının yanına defnedildi. Bu dönemden sonra şeyhlik başka bir aileye geçti. Önce 1751-1761 yılları arasında Mehmed Şemseddîn Dede mevlevihanenin başına geçti. Ölümünün ardından mevlevihaneye defnedilen Mehmed Şemseddîn Dede'nin yerine kardeşi Îsâ Dede geldi. İsa Dede döneminde, 1766 yılında çıkan Tophane yangını sonucunda Galata Mevlevihanesi de yanarak kullanılmayacak duruma geldi. Aynı yıl, Padişah III. Mustafa'nın emri doğrultusunda bina emini olarak atanan Yenişehirli Osman Efendi tarafından mevlevihane yeniden yaptırıldı. 1771 yılında Îsâ Dede yerini, damadı Selim Dede'ye devretti. 1777'de Selim Dede ölüp, avludaki türbeye gömülürken; Kasımpaşa Mevlevihanesi'nden gelen oğlu Mehmed Sâdık Dede Galata Mevlevihanesi'nin yeni şeyhi oldu. Bir yıl kadar görevini sürdüren Mehmed Sâdık Dede, yakalandığı vebadan öldü ve avludaki hâmûşâna gömüldü.
Temel bilgiler
- Türü
- mevlevihane, museum
- Mimari üslup
- Ottoman architecture
- Bulunduğu yer
- Marmara Region
Bilgiler Wikidata'dan alınmıştır.
Etiketler
Yakındaki yerler
Kaynaklar
Bu sayfadaki metin şu makaleden alınmıştır: Galata Mevlevihanesi (tr.wikipedia.org), 22 August 2026 itibarıyla
Metin CC BY-SA 4.0 lisansı altında sunulmaktadır.





